İzleyiciler

29 Ağustos 2012 Çarşamba

ŞŞŞşşşş!



ŞŞŞşşşş!!!! Sessizlik!!!


Anlatmayi beceremeyenler s u s a r l a r.


Anlatmaktan vazgeçenler s u s a r l a r.


Anlaşılmayacağına karar vermiş olanlar s u s a r l a r.


Diğerlerinden ümidi kesmiş olanlar s u s a r l a r.


Hata yapmaktan korkanlar s u s a r l a r.


Kendilerini açığa çıkarmaktan korkanlar s u s a r l a r.


Zannettikleri kişi olmadıkları,


zannettikleri dünyada yaşamadıkları gerçeğini


hazmedemeyecek kadar güçsüz olanlar s u s a r l a r.


Olaylar ve olgular dünyasıyla


baş edemeyenler s u s a r l a r.


Herşeyi gördüğünü,


tüm olasılıkları yaşadığını düşünenler s u s a r l a r.


Güçlü olarak görülmeye


ölesiye ihtiyaç duyacak kadar


güçsüz olanlar s u s a r l a r.




ŞŞŞşşşş! ... Sessizlik!




Sonsuza dek konuşabilecek olanlar

en çabuk susanlardır genelde.

Sonra kadınlar gelir ki

onlarda bu kategoridedirler çoğunlukla.

Sonra şairler...

En son ölüler susar!




Emily DICKINSON

girgir


15 Ağustos 2012 Çarşamba

MUSFIK KENTER`I DE KAYBETTIK...



Efsanevi tiyatrocu Müşfik Kenter tedavi gördüğü hastanede 80 yaşında hayatını kaybetti…


Akciğer kanseri ve buna bağlı gelişen  akciğer enfeksiyonu nedeniyle tedavi altına alınan tiyatro sanatçısı Müşfik  Kenter7  Ağustos Salı günü yoğun bakım servisinde tedavi altına alınmıştı.
Büyük usta için 17 Ağustos Cuma saat 10:00'da Kenter Tiyatrosu'nda bir tören düzenlenecek.



HEPIMIZIN BASI SAGOLSUN...

CAN`IM YUCEL`IM


9 Ağustos 2012 Perşembe

İzmir'de askeri araca bombalı saldırı: 1 şehit


İzmir’deki Foça Deniz Üs Komutanlığı’nda görevli askeri personeli taşıyan araca, yalnızca askerlerin kullandığı, ancak bir süre önce sivillerin de kullanımına açılan yolda mayınlı saldırı düzenlendi. İlk patlamadan sekiz dakika sonra ikinci patlamanın yaşandığı saldırıda, ilk belirlemelere göre 1 uzman çavuş şehit olurken 11 asker de yaralandı. Yaralı askerler sedyeyle ambulanslara taşınırken yakınlarını arayıp iyi olduklarını haber verdi. Saldırıda şehit ve yaralı askerlerin kimlikleri de belli oldu. Şehit olan askerin Er Özkan Ateş olduğu belirlendi.










Askerlere yönelik saldırı, Foça İlçesi Değirmenlik Caddesi'nde bugün saat 08.00 sıralarında meydana geldi. İzmir’de oturan askeri personeli alan 24 kişi kapasiteli askeri servis aracı, uzun yıllar sivil araçlara kapalı olan ancak 5 Nisan’da sivillerin kullanımına açılan yola girip ilerlemeye başladı. Üsse 1.5 kilometre uzaklıkta, sağ tarafında yazlıklar bulunan, sol tarafı ise ağaçlık olan yola teröristler tarafından yerleştirilen bomba uzaktan kumandayla patlatıldı. Tahrip gücü yüksek bombanın patlamasıyla askeri araçta hasar oluşurken, içinde bulunanlardan yaralananlar oldu.


İzmir Foça'da askeri servis aracının geçişi sırasında PKK'lı teröristler tarafından çifte bombalı saldırı yapıldı. 1 asker şehit oldu,11 asker yaralandı. Yaralı askerlerin kaldırıldığı Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi her gruptan ama özellikle 0 Rh (-) grubu kan aradığını Twitter'dan duyurdu. İzmirliler bu çağrıya uydu ve 20 dakika gibi kısa bir süre içinde ihtiyaç duyulan kan fazlasıyla karşılandı. Hatta öyle ki sadece İzmir değil tüm Kuzey Ege kan vermeye koştu. Kızılay kan bağışı yapmak isteyenler için hastane önüne mobil araçlar gönderdi.









Ege Üniversitesi'nin Twitter hesabından yapılan çağrıda şu ifadeler kullanıldı: 

''Yaralı Askerlerimiz Üniversitemiz Hastanesinde Acil Her Gruptan Kana İhtiyaç Vardır. Ege Üniversitesi Kan Merkezine Bekliyoruz..''


KAN İHTİYACI 20 DAKİKADA KARŞILANDI
Twitter'da Ege Üniversitesi'nin kan çağrısının büyük yankı uyandırması ve hurriyet.com.tr'nin haberinin ardından İzmirliler kan merkezine koştu. Kan ihtyacı 20 dakika gibi kısa bir sürede karşılandı.
Hastane twitter sayfasından ikinci bir açıklama yaptı ve şu ifadeleri kullandı:
"Hastanemizde şu anda kan ihtiyacı kalmamıştır, askerlerimiz için gerekli olan kan temin edilmiştir. Tüm İzmir halkına teşekkür ediyoruz.. Yaralı Askerlerimiz için Kan Merkezine intikal eden ve iyi dileklerini ileten tüm herkese teşekkür ederiz"


SADECE İZMİR DEĞİL TÜM EGE KIZILAY'A KOŞUYOR
Kızılay Ege Bölge Müdürü Gökay Gök sadece İzmir’den değil tüm Ege’den kendiliğinden oluşan büyük bir kan bağışı kampanyası gerçekleştiğini söyledi. Kızılay’ın kendi stoklarıyla yaralı askerlerin kan ihtiyacını karşıladığını kaydeden Gök,  bağış yapmak isteyenler için Ege Üniversitesi’nin önüne üç mobil araçlarını yönlendirdiklerini belirtti. Gök, “Çok büyük bir akın var. Sadeceİzmir’den değil tüm Ege’den vatandaşlar kan vermek için merkezlerimize koşuyor. Araçlarla kan takviyesini İzmir’deki ana merkezimize taşıyoruz” dedi.

Banu ŞEN

BURNUMUZUN DIBINE KADAR GELDILER YAKINDA MECLISE KOYALAR BOMBAYI ARTIK...
IZMIRIN DEGERINI SIMDI DAHA IYI ANLAMISSINIZDIR UMARIM...

SEHIDIMIZE RAHMET YARALILARA ACIL SIFALAR DILERIM...

8 Ağustos 2012 Çarşamba

Can Yücel için anma töreni düzenlenmeyecek...

Hurriyet Gazetesi`nden bir haber daha...


MUĞLA’nın Datça İlçesi’ne olan sevgisini ’Mekanım Datça Olsun’ şiir kitabıyla 

dile getiren merhum Can Yücel’in eşi Güler Yücel, ünlü şairin mezarına geçen yıl saldıranların ceza alacağı güne kadar Can Evi’ni kapalı tutacaklarını söyledi.






Ölüm yıldönümünde eşi için bir şiir yazan Güler Yücel, "Can, ’Mekanım Datça olsun’ dedi, mekanını cehenneme çevirdiler" diye konuştu.

12 Ağustos 1999’da vefat eden ve yaşamının son 10 yılını geçirdiği Datça’da, "Mekanım Datça olsun, öldükten sonra beni Datça’ya gömün" diyen ve isteği üzerine de buraya gömülen Can Yücel’in ölüm yıldönümü yaklaşırken eşi Güler Yücel önemli açıklamalarda bulundu. Yücel, Datçalılara kırgın olduğunu dile getirdiği açıklamasında, "Yıllar önce kutlamalarda şarap içiliyor diye belediye tören yapmak istemedi. Datça’da içimiz buruk anma töreni yaparken Can’a başka yerlerden sahip çıkıldı ve törenler oralarda da yapıldı. Sonra o mezara çirkin saldırı gerçekleşti. Datça, Can ile Can, Datça ile bütünleşti. Ama yapılanlar karşısında biz ailece kırgınız. Çok yorulduk. Belki onlar Can’ı sevmiyor olabilirler ama Can Evi’ne günde 150 kişi geliyor. Ayrıca Can’ın şiirlerini ülkemizin her yerinde taşlar üzerinde okumak Can’ın değerini açıkça ortaya koyuyor" dedi.

’TÖREN DÜZENLEMEYECEĞİZ’ Küçük, kapalı insanlardan artık bıktığını kaydeden Güler Yücel, "Birisi gelip bir çiçek ya da bir saksı çiçek getirir koyar. Bu sene kesinlikle tören düzenlemeyeceğiz. Ailece mezara gideceğiz o kadar. Can, Datça için çok şey yaptı. ’Mekanım Datça Olsun’ diye kitap çıkardı ama onlar mekanını cehenneme çevirdiler. Mezar yıkılır mı? Günah değil mi? Saygısızlık değil mi? Nerede din, nerede iman? Nerede bunun müftüsü ve imamı? Yazıklar olsun" diye konuştu.

CAN EVİ’Nİ KAPATIYORUZGüler Yücel, artık çok yorulduklarını ve saygısızlığın ortadan kaldırılması gerektiğini belirtti. Yücel, "Mezara saldıranlar ceza alıp bunu çektiklerini görene kadar Can Evi’ni kapatmaya karar verdik. Normal günlerde günde 150, tatil günlerinde ise 200 kişi geliyor. Belki Can dostlarına evi kapatmakla kötülük yapmış olacağız ama Can’a hakaret edenler artık cezalanmalı. Hiç kimsenin aldırış bile ettiği yok" dedi.

EŞİ İÇİN ŞİİR YAZDIGüler Yücel’in, ölüm yıldönümünde eşi için yazdığı Can’ın Taşını Kırdılar başlıklı şiir şöyle:

Yine geldi 12 Ağustos

Yine cırcır böcekleri ötüyor

Bu yıl Ege Denizi senin dediğin kadar sakin değil

Ortalık biraz karışık

Kırdılar taşını

Taşı kırmakla kalmadılar, beni de kırdılar

Bu kırma başka türlü bir kırma

Yalnız sana değil Can’cığım

O canım usta Mehmet Aksoy’un ellerine de vuruldu balyozlar

Dilerim, balyoz vuranların başına bile gelmesin böyle bir şey

Böyle bir acıyı tatmasınlar

Ama bilsinler ki hiç umulmadık yerlerde can buluyor senin şiirlerin

Kuytu bir köşede, bir kayrak taşının üzerinde bu şiirlere rastladığımda, senin sevincini hissediyorum

12 Ağustos’ta yine geleceğiz senin yanına

Ben, Güzel, Su, Hasan, Defne, Ali, Talat, Denis, Neru, Shive, Narayan hepimiz senin etrafında olacağız

Seni sadece o gün anmıyoruz; rüzgarla, denizin dalgalarıyla, toprakla, suyla hep anıyoruz birtanem

Mustafa SARIİPEK/DATÇA (Muğla), (DHA)


Can Yucel`e dair bu haber beni cok uzdu...Guler Hanim onlarin istedigi de zaten bu,CAN BABA`yi unutturmak...ONLARA ISTEDIKLERINI VERMEYIN...ONLARA INAT O EVI 24 SAAT ACIK TUTUN...

edin edinnn:))))


hurriyet gazetesinden bir haber...bi haber devlet erkanina ithaf edilmistir...


Hakkari’de teröristler tarafından eş zamanlı düzenlenen, 6 asker ile 2 köy korucusunun Şehit olduğu saldırıda yaralanan İnegöllü Jandarma Komando Onbaşı Erhan Yakut evine otobüsle döndü. Oğlunu şehir girişinde karşılayan baba Cengiz Yakut, yaralı oğlunun otobüsle gönderilmesine tepki gösterdi.







Hain saldırıda, vatani görevini yaptığı Geçimli Karakolu’nda belinden yaralanıp, roket isabet etmesi sonucu mevziden düşen İnegöllü Jandarma Komando Onbaşı Erhan Yakut, Hakkari Devlet Hastanesi’ndeki ilk müdahale ardından Van Askeri Hastanesi’ne götürülerek tedavi altına alındı. Buradaki tedavi ardından birliğine dönen yaralı askere 20 gün moral izni verildi.
Hakkari’den Van’a karayolu ile, Van’dan Ankara’ya uçakla gelen 21 yaşındaki er Erhan Yakut, başkentten otobüsle İnegöl’e geldi. Babası Cengiz Yakut, annesi Arzu Yakut, kız kardeşi Büşra Yakut, evlerinin karşısındaki akaryakıt istasyonu önünde Erhan Yakut’un geldiği otobüsü beklemeye başladı. Saat 05.00 sıralarında İnegöl’e gelen İnegöl’ü asker Erhan Yakut, ailesi ile kucaklaştı. Yaralı oğlunu gören anne Arzu Yakut, gözyaşlarını tutamadı.


“GELDİĞİN HALE BAK OĞLUM”

Bilecik’teki acemi eğitimi ardından Hakkari Çukurca’ya bağlı Geçimli Karakolu’nda usta birliğine giden, geçtiğimiz ayda izne gelip dönen 8.5 aylık asker Erhan Yakut’un kamyon şoförü babası Cengiz Yakut, oğlunun otobüsle evine gönderilmesine tepki gösterdi.
Otobüsten iner inmez oğlunun boynuna sarılan baba Cengiz Yakut, "Geldiğin hale bak oğlum. Seni buraya devletin getirmesi lazım" diye konuştu.
“SAVAŞTIK GELDİK”
Yaralı asker Erhan Yakut, hiç bir şey anlatacak durumda olmadığını belirterek, "Savaştık geldik. Kafamda her şey silindi" diyerek dehşet gecesini anlatmaya çalıştı. Baba Cengiz Yakut, şöyle dedi:
"Ben oğlumu askeriyenin getireceğini bekliyordum. Arkadaşlarımdan bulduğum borç parayı oğluma gönderdim. Oğlumu Van’dan uçakla Ankara Etimesgut’a getirmişler. Oradan da otobüsle yollamışlar. Ben otobüsle geleceğini tahmin etmiyordum. Devletimiz illa bir şey yapacak diye bekliyordum. Ben çocuğumu evin önünde karşılayacaktım."
“SIRTINDA YARASI VAR, KOLTUKTA NASIL GELDİ”
Oğlunun çatışmada yaralandığını Çorlu’da öğrendiğini belirten baba Yakut, şöyle devam etti:
"Arkadaşının telefonundan arayarak yaralandığını söyledi. Beni arkadaşının telefonundan değil, komutanları aramalıydı. Benim tepkim oğlumun otobüsle gönderilmesinedir. Devletim büyük, Yenişehir Havaalanı’na çocuğumu uçakla indirip evime getirebilirdi. Yaralı olan oğlumun Ankara’dan 5 saatlik otobüs yolculuğu sonucunda nasıl geldiğini merak ediyorum. Sırtında yarası var, o koltuklarda nasıl geldi? Uzanıp, rahat ederek gelmesi lazımdı. Çocuğumu yollarda karşıladığıma üzülüyorum. Şehitlerimizin ailelerine Allah sabır versin. Kederli ailelerine başsağlığı diliyorum."
Öte yandan, ailesi ile yol üzerinde hasret giderek yaralı asker Erhan Yakut, Ankara-Bursa karayolunu sekerek geçip karşıdaki evine ulaştı.

Yavuz YILMAZ/BURSA, (DHA)


soyleyecek sozu olanlar buyursun benim nutkum tutuldu da...vatan sagolsun mu yine de hala bunu soyleyebilecek mi bu insanlar bilemiyorum...

ineklerin nikahi:))))


7 Ağustos 2012 Salı

ilhan berk...


ISIM SEHIR HAYVAN...





kitap Yilmaz Ozdil`in gazete makalelerinden derlenmis gunumuz yazilari...herseye soyleyecek bir cift sozu olan,sozunu esirgemeyen bickin delikanli ve de IZMIR`in medar-i iftari ...
bu kitap biteli bir haftayi gecti ama yazisini yazmak icin bekledim...neyi mi bu kitabin tiyatrolastirildigini ve izmir`e gelecegini duydum...canim arkadasim ve ben Yilmaz Ozdil fanatikleri olaraktan hemen bilet arastirmasina giristik...galaya bilet kalmamisti bizde Bornova`daki gosterimine bilet aldik...ve dun aksam oradaydik...kitabi zaten okudugumuz icin tiyatronun repliklerini neredeyse icimden soyluyordum...garip biseydi o...sanki ben yazmisim gibi...cok guzel bir oyundu...oyunculaR tanidik...ve tesekkurler Metin Serezli...








3 Ağustos 2012 Cuma

Bertolt BRECHT






Kardeşlerinizi boğazlıyorlar, göz yumuyorsunuz.
Çığlıklar duyuluyor ama siz susuyorsunuz.

Aramızda dolaşıp kurbanını seçiyor zorbanın teki,


Sessiz kalırsak bize dokunmaz diyorsunuz.


BOK YİYORSUNUZ !





Bertolt BRECHT